Neden Raw Çekmeliyim?

RAW fotoğraf denilince akla eski filmli makinelerin negatif filmleri gelebilir. Tıpkı negatifleri işlemsiz görüntüleyemediğimiz gibi bu dosya biçiminide yardımcı programlar olmadan anında görüntüleyip, sosyal medyada vb. paylaşamayız. Meraklanmayın bu raw dosyalar ile uğraşımız o filmleri yıkatıp, basmak kadar meşakkatli değil.

Ben fotoğraf kalitesine çok önem vermiyorum. Her fotoğrafım 2mb civarında olsun, anıları kaydedeyim, bilgisayarımda çok yer kaplamasın diyorsanız bu konu size göre değil. Çünkü,

Ben Olympus gövdemde jpeg doyalarımı Large/superfine olarak kullanıyorum. Yani mümkün olan en az sıkıştırılmış jpeg.

Her bir jpeg fotoğraf ortalama 7mb – 10mb civarı yer kaplarken.

Raw dosyalarım 13mb – 15mb civarı yer kaplıyor.

Neden raw çekmeliyiz?

8bit Jpeg formatlı fotoğrafta yaklaşık 256 gri seviye varken,

12 bit Raw’da bu rakam 4096,

14bit Raw’da 16384,

16bit Raw da 65.536′ dır.

Aşağıdaki görsel somutlaştırmada yardımcı olacaktır.

bit-levels-1-722x1024

  • Bu da bize daha fazla detay, daha yumuşak ton geçişleri ve daha zengin renk tonları ile geri döner. Yani Raw fotoğraflar daha esnektir. Yapılan müdahaleler çok sırıtmaz.
  • Kesin bir rakamsal değer olmasa da fotoğrafları, çok bozulma olmadan 1 – 2 stop kadar aydınlatıp karartabiliriz.
  • Artık White Balans (Beyaz Ayarı) bizim için önem teşkil etmez. Dışarı aktarırken istediğimiz beyaz ayarını atayabiliriz.
  • HDR seviyorsanız çalışması kolaydır.
  • Gren noise azaltma kolaydır.
  • … Bu liste uzar gider. Ben hemen ileri seviyeye geçeyim.

Raw fotoğrafın dışarı aktarılması, işlenmesi.

Adobe firması bu konuda çok çok iyi. Lightroom ve photoshop camera raw bu iş için biçilmiş kaftan ancak ücretleri yüksek.

Ancak raw açan ve işleyen ücretli ücretsiz sayısız program mevcut. Bunlardan bazıları şimdilerde ücretsiz sunulan Corel After Shot PRO 3, Gimp, Hatta Google’ın artık sonlandırma kararı aldığı google nik collection da işinize yarayacaktır. Hazır filtreler ile daha basit işlemler içinse Photoscape, picasa gibi programlar kullanılabilir…

Ayrıca fotoğraf makinenizi aldığınızda kutudan raw fotoğrafları işleyebileceğiniz ücretsiz programlar da çıkar. Ya da sitelerinden indirirsiniz. Her biri işlevseldir. Bu programlar ilk başvuru kaynağınız olabilir.

Ben olympus kullanıcısı olduğum için makinenin çıktılarından memnunsam sıklıkla olympus viewer 3 kullanırım. Olympus viewer 3, aslında bu yazıyı yazmamın da bir sebebini oluşturuyor. Açıklamaya çalışayım.

Olympus Viewer 3 Kullanımı.

Öncelikle programı açar, içeri aktar diyerek makineden ya da bilgisayardan fotoğrafları bu programa aktarırız.

  • Direk dışarı aktarma.

    İstersem fotoğrafta hiç oynama yapmadan sağ tıklar, dışarı aktar diyerek jpeg çıktısını alıp anında sosyal medyada paylaşabilirim. Üstelik program, makineden yaptığınız ton, kontrast, keskinlik, beyaz ayarını hatırlayarak dışarı aktarır. Raw dosya ham haliyle beklemeye devam eder ve değiştirmek imkansızdır.

 

  • Düzenleyerek dışarı aktarma.

    Program üzerinde görülen ton, kontrast, parlaklık, pozlama, kırpma, keskinlik, doygunluk konuları hakkında bilgi sahibi olup, bu değerleri değiştirerek gözünüze hitap eden resmin jpeg çıktısını alabilirsiniz.

Ben kısa bir demo göstermek istiyorum. Tüm işlemleri tek resimle anlatabileceğim için resmi lightroom ile açtım. Aşağıda RAW çıktısı fotoğraf üzerinde, sadece 4 adımda neler değişiyor görmeniz amaçlı bir deneme yaptım.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Dosyayı Lightroom ile açıyoruz. Sarı işaretli bölüm beyaz ayarını yaptığınız yer, hiç dokunmadım. Kırmızı alanlar yukarıdan aşağıya…

  1. %50 kontrast artışı,
  2. gökyüzünde patlayan açık alanların tamamen kısılması,
  3. gölgelerin tamamen açılması,
  4. %50 canlılık arttırılması.

Ekran Alıntısı2

10 saniye bile sürmeyen işlem sonucu aşağıda.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

  • Sanat filtreleri ile dışarı aktarma.

    Siz jpeg çekiyorsunuz ve Art modlarını (sanat filtreleri) kullanmayı seviyorsunuz. Fotoğrafı çektiniz, çekimden sonra elinizde bir tane makinece işlenmiş jpeg oluşur. Jpeg yerine RAW çekseydiniz dosyayı Olympus viewer 3 ile açtığınızda aynı fotoğrafı tüm ART modları ile ayrı ayrı izleme, kaydetme şansına sahip olurdunuz. Üstelik bu işlem için ileri düzey teknik bilmenize gerek yok. Her şey Türkçe. 4 hamlede işlem tamam. Buyurun örnekler.

Ekran Alıntısı

Ekran Alıntısı3

***

Raw çekmenin benim için tek dezavantajı vardı. Windows bilgisayarıma aktardığım dosyaları küçük olarak ön izleme yapamıyor, fotoğraflar arasında hızlıca gezemiyordum. Bu sıkıntımı “Fast Picture Viewer Professional” yükleyerek aştım. Programın kodekleri bilgisayara eklemesi ile artık raw fotoğrafları hem program, hem de windows’ un kendi görüntüleyicileri ile dışarı aktarmadan görebiliyorum.

Sevgilerle. Takipte kalın.

 

 

Reklamlar

2 Replies to “Neden Raw Çekmeliyim?”

  1. Yararlı bir bilgi aktarımı daha yayınlamışsınız. İnternet ortamının en güzel yönlerinden birisi bu bence. İnsanlar vakit buldukça bildiği kadarı ile bilgisini maddi çıkar beklemeksizin paylaşabiliyorlar.

    Liked by 1 kişi

    1. Çok teşekkürler sayın ciddi. Filozofun dediği gibi “Bildiğim bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğimdir”
      Benim yaptığım öğrencinin öğrendiklerini defterine not etmesi gibi bir şey. İhtiyacı olanlara sınav günü defterimi veriyorum. 😀 Ve dediğiniz gibi bu işten maddi bir beklentim yok. Kimsenin de sınavdan 100 almasını garanti etmiyorum. Hatalarım eksiklerim varsa affola. Her şeye rağmen paylaşmak güzel bir şey. Saygılarımla.

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s